| | | | |
 

 

ULUSLARARASI DİYABET SİTELERİ

- ADA
- IDF
- Diabetes Mall
- Children with DIABETES
- Insulin Pumpers
- Food and Nutrition Data
- Insulin Pump Therapy
- About Insulin Pump Therapy
- Pump Girls
- www.pump-planet.com
- Çocuk Endokrin ve Diyabet Derneği
 


 


 


 
 
10.04.2008 tarihinden itibaren ziyaretçi sayısı:

DİYABET EĞİTİMİ

DİYABET BÜLTENİ

HACETTEPE
EĞİTİM DİZİSİ

e-bulten

e_bulten

e-bulten


E-BÜLTEN 10

Tip 1 diyabet gelişimini anlamada yeni bir sayfa

               Tip 1 diyabet immün sistemin pankreasın insülin üreten beta hücrelerine saldırması ile oluşan otoimmün bir hastalıktır. Beta hücrelerin zamanla yıkımı hayat boyu insülin tedavisi gereksinimi doğurur. Klinik hastalık gelişmeden aylar-yıllar önce adacık hücrelerine karşı gelişen otoantikorlar ölçülebilmekte ancak bu antikorlar tespit edildiğinde aşikar diyabete ilerlemeyi önlemede atılacak adımlar için çok geç kalınmış olunabilmektedir.
Finlandiya'da 1994 yılında başlatılan Tip 1 Diyabeti Öngörme ve Önleme Çalışması kapsamında 130,000 yenidoğan tip 1 diyabet genetik riski açısından taranmış ve 8000 riskli bebek 14 yıl boyunca düzenli olarak izlenmiş. Bu çocukların doğum anından itibaren metabolik profilleri ayrıntılı olarak çalışılmış. Sağlıklı çocuklardan farklı bir metabolik profilleri olduğu görülmüş.
Erken yaşta metabolik profilleme tip 1 diyabet riskini belirlemede yardımcı olabilir. Bildirilen sonuçlar oto-immün dönem öncesi yapılacak metabolik veya immün düzenleyici uygulamaların tip 1 diyabeti önlemede yeni potansiyel strateji olarak kullanılabileceği yönündedir.
Son yıllarda Batı ülkelerinde çocuklar ve ergenlerde tip 1 diyabet insidansı belirgin artmıştır. 15 yaşından önce her 120 çocuktan 1'inin tip 1 diyabet geliştirdiği Finlandiya'da insidans rekor düzeylere ulaşmıştır. Yıllık insidans hızla artış göstermekte; sonraki 15 yıl içinde yeni olguların sayısının 2 katına çıkması beklenmektedir.

Oral insülin Oral-lyn faz 3  çalışması pozitif sonuçlar gösteriyor

Generex Biyoteknoloji Firması insülin enjeksiyonlarının yerine kullanılması planlanan ağızdan sprey şeklinde uygulanan insülin ürünü, Oral-lyn'in faz 3 çalışma sonuçlarını yayınladı. Bu sonuçlara göre ilacı 6 ay boyunca kullanan 60 diyabet hastasında öğünlerde yapılan insülin enjeksiyonları ile benzer sonuçlar alınmış. Oral insülin ile herhangi bir yanetki gözlenmemiş. Firma Oral-lyn'in  insülin enjeksiyonlarına alternatif güvenilir, basit, hızlı, etkin ve ağrısız bir yöntem olduğunu, hasta uyumunu arttırarak diyabetin ilerlemesini ve komplikasyonlarının başlangıcını geciktireceğini belirtiyor. Bu ürün halen Hindistan ve Ekvador'da tip 1 ve tip 2 diyabetli hastaların tedavisinde kullanılmakta; dünyada birçok ülkede klinik çalışmaları devam etmektedir. 

 

Diyabetli çocuklar ve uçak yolculuğu
          
             Ebeveynden ebevyne öneriler:

  1. Yolculuk sırasında kullandığınız insülin, glukagon ve meyve sularınızı ayrı bir torbada yanınızda taşıyın. X-ray cihazından geçerken çocuğunuz diyabetik olduğunu, ilaçlarını torbada taşıdığını belirtin. Yanınızda doktorunuzun yazdığı bir mektup  veya reçeteleri  bulundurmanız iyi olacaktır.
  2. -Glukometre ve diğer sıvı olmayan malzemeler çocuğunuzun çantasında X-ray cihazından geçebilir. Diğer metal eşyaları ise çocuğunuz üzerinde taşımıyorsa ve metal detektör kapalı ise çantasında geçebilir.
  3. İnsülin pompasını kullanıyorsa vücudun yan kısımlarında değil ön tarafında tutmasını sağlayın.
  4. Normal bir günde ihtiyacı olan malzemeler yanısıra acil ihtiyacı olabileceği malzemeleri de temin edin. Özellikle glukometre ve pilleri yedekleri ile sağlayın.
  5. Aynı malzemelerden oluşan 2 ayrı çanta taşıyın. Böylece biri çalındığında veya kaybolduğunda problem yaşamayın.

 

Uzmandan ebeveyne öneriler:

  1. Çocuğunuzun diyabetle ilgili araç ve malzemelerini, doktorunuzdan alacağınız mektubu ve reçetelerinizi , ara öğünlerini, glukoz tabletleri, şeker ve meyve suyu gibi hızlı etkili şeker ürünlerini ayrı bir torbaya koyun.
  2. Batıya olan yolculukların günü uzatacağından daha fazla insülin gereksinimi  doğuracağı unutulmamalı.
  3. İnsülin her zaman uçakta taşınmalıdır. İnsülin bavulda kaldığı takdirde yoğun X-ray ışınlarına maruz kalacağından bozulabilir.
  4. Yolculuk yaptığınız yerde sağlık personeline nasıl ulaşacağınızı önceden öğrenin.
  5. Güvenlik kontrol noktasında görevliye çocuğunuzun diyabet olduğunu ve malzemelerini taşıdığını belirtin.
  6. Doktorunuzun mektubunu ve reçetelerini göstermeye hazır olun.
  7. Kullandığınız iğneleri bir atık kutusunda saklayın.
  8. Eğer çocuğunuz pompa kullanıyorsa derinin altında bir kateterle vücuda bağlı olduğu için çıkaramayacağını söyleyin.
  9. İnsülin ve malzemeleri üzerinde ilacı belirten etiketin bulunduğundan emin olun. Metal detektörden geçmek yerine görsel denetimden geçmeyi veya elle aranmayı isteyebilirsiniz. Ancak bu çocuğunuzun daha fazla aranmasına neden olabilir.
  10. Beklerken sabırlı olun ve gülümseyin.
  11. Uçuş sırasında çocuğunuzun bol sıvı almasını sağlayın. Uçmak vücudu susuz bırakabilir.
  12. Uçuş sırasında çocuğunuz insülin kullanıyorsa insülin şişesine hava enjekte etmeyin. Basınç değişimleri ölçümün tam olmasını güçleştirebilir.
  13. Gideceğiniz yere vardığınızda saatlerinizi, glukometre ve pompa saatlerini ayarlayın.
  14. Çocuğunuz yurtdışına çıkıyorsa gideceğiniz yerdeki doktorların ve hastanelerin listesini çıkarın.
  15. Gideceğiniz yere vardığınızda çocuğunuzun tıbbi bilgilerini üzerinde taşıdığından emin olun.
  16. Doktorunuzla temas kurabileceğiniz bilgileri yanınızda bulundurun.
  17. Kan şekerlerini düzenli olarak ölçün. Jet lag, heyecan ve yorgunluk beklenmeyen değerlerle sonuçlanabilir.
  18. İnsülin dozunu enjekte etmeden insülini kontrol edin. Değişik bir şey fark ettiğinizde doktorunuza haber verin.
  19. Çocuğunun hastalanmasını engellemek için musluk suyu içmesini ve midesini bozacak yiyecekler yemesini engelleyin.

 

Orta derecede ekzersiz nedir?

           Amerikan Kalp Birliği ve çeşitli sağlık kuruluşları, sağlıklı yaşam ve kalp-damar sağlığı için haftada en az 150 dakikalık orta derecede ekzersiz önermekte. Peki orta derecede ekzersiz ne anlama gelmekte? Bilimadamları belli hızda yürüyüş yaparak orta derecede ekzersiz hedefine ulaşılabileceğini söylüyor. Araştırmacılar pedometre yani adımölçer kullanarak yaptıkları bir çalışmada orta derece ekzersizi kolay uygulanabilir hale getirmeye çalışmışlar. 58 kadın ve 39 erkeği yürüyüş bandında çeşitli hızlar ve seviyelerde yürütmüşler. Yapılan ekzersizin şiddeti katılımcıların oksijen tüketimleri ölçülerek belirlenmiş. Sonuç olarak erkeklerin orta derecede ekzersize ulaşmak için dakikada 92-102 adım  attıkları; kadınların ise dakikada 91-115 adım attıkları saptanmış. Bu bulgularla orta derecede ekzersize ulaşmak için dakikada 100 adım veya 30 dakikada 3000 adımın gerekli olduğu bildirilmiş. Araştırıcılar ilk olarak 10 dakikada 1000 adım ile başlayıp giderek ekzersizi arttırmanın ve 30 dakikada 3000 adıma ulaşmanın sağlık için yararlı olduğunu belirtiyor. Bireyler basit bir pedometre ve kol saati ile yaptıkları ekzersizi kontrol edebilirler. Bunun yanısıra araştırmacılar, pedometrelerin fiziksel aktivite ölçüm cihazları olarak bazı limitlerinin olduğunu, sadece vücudun alt kısmının dikey düzlemde hareketini ölçebildiklerini, değişik yüzeylerde yürüyüşü ayırtedemediklerini belirtiyorlar.

Eski E-Bültenler

- E-Bülten 9 (Mayıs 2009)
- E-Bülten 8
- E-Bülten 7
- E-Bülten 6
- E-Bülten 5
- E-Bülten 4
- E-Bülten 3
- E-Bülten 2(Ekim 2007)
- E-Bülten 1(Haziran 2007)
Bu site Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Endokrinoloji Ünitesi tarafından hazırlanmaktadır.
e_bülten eğitim HÜ Eğitim Dizisi