E-BÜLTEN 5 (29.01.2008)
Diyabet ve grip aşısı...
Grip aşısı olmak için çok geç değil!
Grip akciğer, kalp veya böbrek hastalığı olan kişiler yanısıra diyabet gibi zemin hazırlayan hastalığı olan kişiler için de öldürücü olabilir. İnfluenza virusunun yayılımını azaltacak diğer etkin yöntemler
-sık sık ellerinizi yıkayın.
-mendile veya kolunuza doğru öksürün veya hapşırın.
-kapı kolu, elektrik düğmesi, telefon gibi ortak kullanılan yüzeyleri temiz tutun.
-hastalandığınızda evde dinlenin.
Grip aşısı olmak için çok geç değil!
Doktorunuza veya en yakın sağlık birimine aşılama konusunda soru sorabilirsiniz.
Diyabetli çocuk ve adolesanlara grip aşısı önerilmektedir.
2008 Amerikan Diyabet Birliği klinik önerileri: kilo fazlalığı olan diyabetlilerde düşük karbonhidratlı diyetleri destekliyor.
Amerikan Diyabet Birliği 2008 yılında ilk kez kilo fazlalığı olan diyabetli kişiler için düşük karbonhidratlı diyetleri önerdiklerini duyurdu. Bu önerilerde kısa dönem içinde düşük karbonhidratlı diyetlerin düşük yağlı diyetlerle aynı oranda kilo kaybına yol açtığı bildirilmiştir. Bu tip diyetleri yapan kişiler karbonhidrat yerine yağ ve protein kullanabileceğinden kolesterol ve trigliserid dahil kan yağları izlemi önerilmektedir. Yüksek proteinli diyetler böbrek problemlerini daha da kötüleştirebileceğinden özellikle böbrek hastalığı olan kişiler uygun protein alımı konusunda eğitilmeli ve bu hastaların böbrek fonksiyonları dikkatle izlenmelidir. Öneriler fazla kilolu, obez, diyabeti olanlar veya diyabet açısından riskli olan kişiler için kilo kaybı ve artmış fizik aktiviteyi desteklemeye devam etmektedir. Düşük karbonhidratlı ve düşük kalorili diyetler 1 yıl içinde benzer kilo kaybına yol açmaktadır. Sağlık hizmeti verenler hastaların kendileri için uygun olan bir plan seçmelerinin önemli olduğunu bilmeli; hastalarının kilo verme çabalarını desteklemeli ve uygun sağlık izlemi yapmalıdır.
İnsülini oral almak için yeni metod...
Diyabet tedavisi çok daha kolay hale gelebilir. Syracuse Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Doç. Dr. Robert Doyle insülini oral hap şeklinde alabilecek bir sistem geliştirdi ve test etti. Araştırmacılar insülini oral şekilde alabilmenin diyabetiklerin hayatını ve diyabet tedavi seçeneklerini değiştireceğini belirtmişlerdir. Dr. Doyle araştırmasında insülini Vit B-12’ye bağlamak için bir yol bulmuştur. Vitamin insülini gastrointestinal yoldan geçerken “Truva atı” gibi korumaktadır. Dr. Doyle ve ekibi vitamine daha çok insülin bağlamayı böylece ilacın kanda 12 saat kalmasını sağlamayı amaçlamaktadır. En son hedef ise bir diyabetiğin günboyu metabolik kontrolü sağlamasına yardım edecek günde 2 kez insülin hapı almasını sağlamaktır. Bu sistem öncelikle farelerde denenecek daha sonra ilacın insanlarda etkisini belirleyecek araştırmalar yapılacaktır. Bir ilaç şirketinin bu ilaçla ilgilenmesi için en az 5 yıl gibi bir sürenin gerektiği düşünülmektedir. İlacı geliştirenler bu projenin amacının kendisi üretemeyenler için bazal insülin düzeyi sağlamak olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmacılar bunun gibi oral alımın işe yarayabileceği diğer alanlarla da ilgilenmektedir. İnsülini oral alabilme ihtimali, özellikle çocuklarda ve steril iğnelerin ve yeterli eğitimin her zaman bulunmadığı az gelişmiş ülkelerde büyük imkanlar yaratmaktadır.
Diyabette şeker ve şeker yerine geçen gıdaların etkisi...
Yıllar boyunca diyabetli kişilere her durumda şekerden kaçınmaları söylenmişti. Şekerin daha hızlı ve kolayca kana karışacağı ve çok çabuk kan glukoz düzeylerini yükselteceği düşünülürdü. Yeni çalışmalar tüm karbohidratların kan glukoz düzeylerini aynı şekilde etkilediğini göstermiştir. Kan glukoz kontrolü söz konusu olduğunda bir yiyecek maddesinde karbonhidrat sayısı en önemli şeydir. Fakat birçok şekerli gıdalar nispeten küçük porsiyonda çok yüksek konsantrasyonda karbonhidratları içerirler. Çocuğunuzun tatlı yiyeceklerden zevk alabilmesi için bir yol şeker yerine kullanılabilecek gıdalardır. Kalorisiz yiyecekler karbonhidrat içermediklerinden kan glukoz düzeyini yükseltmeden yenebilir. Fakat bazıları karbonhidrat içerebilirler. Şeker yerine geçecek gıdaları seçerken etiketi okuyun. Şekersiz etiketli ürünler bile kan glukoz düzeylerini etkileyebilen yağlar, karbonhidratlar ve proteinler içerebilirler. Ayrıca yağsız veya az yağlı ürünlerin bazen daha yüksek şeker içeriği veya kilo aldırıcı özel karbonhidratlar içerdiklerini unutmayın. Her zaman almadan önce ürünlerin etiketlerini okuyun. Çocuğunuzun tüm şekerli gıdalardan kaçınması için bir neden yoktur. Sağlıklı bir diyet çerçevesinde ara sıra yenen bir çikolata veya dondurma diyabet kontrolü için problem yaratmamalıdır. Çocuğunuzun vücudunda yediği tatlılardaki karbonhidratları karşılayacak yeterli insülin olduğundan emin olduğunuz tatlılar için plan yapmanız lazım.
Böyle tatlıları insülin ve yeme şemasına uydurmak için bir diyetisyenle beraber çalışabilirsiniz. Halen diyabetli insanların şeker yiyemeyeceğini düşünen insanlarla karşılaşabilirsiniz. Ayrıca diyabetin çok fazla şeker yemekle oluştuğuna dair yanlış bir ifade duyabilirsiniz. Eğer çevrenizdeki insanların çocuğunuzla bu şekilde konuştuğunu duyarsanız, yediği herhangi bir şeyin diyabetine neden olmadığına onu ikna edin.
Vitamin A tip 1 diyabeti baskılıyor...
Zirai Araştırma Servisi besin araştırıcıları tarafından yapılan bir araştırma ilk kez A vitamini yüksek düzeylerinin tip 1 diyabete yatkın laboratuar farelerinde hastalığı baskılayabildiğini göstermiştir. Tip 1 diyabet immün sistemin pankreas insülin üreten beta hücrelerine yanlışlıkla saldırması ve harap etmesi ile oluşur. Bilim adamları vitamin A ve dondurulmuş üzüm tozunda bulunan antioksidanların immün sistemi düzenlediğini bilmektedir. Fakat fizyolojist Charles B. Stephensen’a göre vitamin A veya üzüm tozunun tip 1 diyabeti baskılayıcı etkisini laboratuar fareleri veya insanlarda hiç kimse göstermemiştir. Stephensen, moleküler biyolog Susan Zunino ile yaptığı deneyde diyabet başlangıcını tespit edebilmek için 45 farenin kan şeker düzeylerini düzenli olarak ölçmüştür. Yaklaşık 7.ayda yüksek A vitamini ile beslenen farelerin sadece yüzde 25’inin ve üzüm tozu ile zenginleştirilmiş besin alan farelerin yüzde 33’ünün tip 1 diyabet geliştirdiğini, zenginleştirilmemiş besin alan farelerin ise yüzde 71’inin diyabetik olduğunu gözlemiştir. Vitamin A veya üzüm tozu ile zenginleştirilmiş besin alan farelerin immün hücrelerindeki TNF-alfa üretiminin standart beslenen farelerin hücrelerinden daha düşük olduğunu bulmuştur. Bu çalışma, vitamin A ve diğer besinlerin diyabet, kanser, astım ve immün sistemin diğer hastalıklarını önlemeye yardımcı potansiyeli hakkında daha fazla bilgi edinmeyi amaçlayan bir araştırmanın parçasıdır.
Eski E-Bültenler
-
E-Bülten 4
-
E-Bülten 3
-
E-Bülten 2 (Ekim 2007)
-
E-Bülten 1 (Haziran 2007)