| | | | |
 

 

ULUSLARARASI DİYABET SİTELERİ

- ADA
- IDF
- Diabetes Mall
- Children with DIABETES
- Insulin Pumpers
- Food and Nutrition Data
- Insulin Pump Therapy
- About Insulin Pump Therapy
- Pump Girls
- www.pump-planet.com
- Çocuk Endokrin ve Diyabet Derneği
 


 


 


 
 
10.04.2008 tarihinden itibaren ziyaretçi sayısı:

DİYABET EĞİTİMİ

DİYABET BÜLTENİ

HACETTEPE
EĞİTİM DİZİSİ

e-bulten

e_bulten

e-bulten


E-BÜLTEN 3

Diyabetli Çocukların Davranışları Kan Şekerinden Etkileniyor

Tip 1 diyabetli çocuklarda hiperaktivite, hırçınlık ve agresif davranışların kan şekeri ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

Diyabetli kişilerde kan şekerinin normal sınırlarda tutulması sadece diyabetin uzun dönem komplikasyonlarını önlemede değil, diyabetlinin davranış kontolunda da önem kazanmıştır. Avustralya’da yapılan bir çalışmada, kan şekerindeki %5 yükselme hiperaktivite, sinirlilik ve saldırganlık gibi olumsuz davranışlarda artışa neden olmuştur. Bu durumun aile ve okul hayatını etkileyebileceği ve yaşam kalitesini bozabileceğini de akılda tutmak gerekir.

Omega-3 Tip 1 Diyabet Riskini Azaltıyor mu?

Yapılan yeni çalışmalar; Omega-3 yağ asitlerini içeren diyetle beslenmenin Tip 1 diyabete genetik olarak yatkın olan çocuklar arasında diyabetik olma riskini azalttığını göstermektedir

Tip 1 diyabette kalıtsal faktörler çok önemli yer tutmakta ve hastalık kişinin bağışıklık sisteminin, pankreasta insülin salgısını gerçekleştiren kendi adacık hücrelerine (islet cell) karşı savaşması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu olaya “otoimmünite” denilmektedir.

Journal of the American Medical Association dergisinin sayısında yayınlanan son çalışmalarda Omega 3 yağ asitlerinden zengin diyet ile beslenmenin Tip 1 diyabet açısından aile hikayesi olan ve genetik yatkınlığı sözkonusu olan çocuklarda adacık hücre otoimmünitesini baskıladığı gösterilmiş.

Bu çalışma ve sonuçları bir ilk ve ön çalışma aşamasında olduğu için sonuçların çok dikkatli yorumlanması gerekmektedir. Ancak bu çalışma göstermiştir ki; önümüzdeki yıllarda yapılacak benzer çalışmalarla Tip 1 diabetten beslenme düzeyinde korunma yolları hakkında oldukça bilgi sahibi olabileceğiz.

Bu çalışma; ortalama yaşları 6 olan, diyabet açısından yüksek risk taşıyan ve otoimmünite riskleri kan örneklerinden bakılan antikorlarla belirlenen 1770 çocuk üzerinde yapılmış. Bu hastaların 58’inde adacık hücre otoimmünitesinin geliştiği görülmüş. Sonuç olarak yüksek oranda Omega-3 yağ asitleri ile beslenen çocuklarda adacık hücre otoimmünitesi riskinin %55 azaldığı, balık yağından zengin diyetle beslenen çocuklarda ise riskin %19 azaldığı görülmüş.

Balık yağındaki omega-3 yağ asiti üzerinden teorize edilen bu çalışmada tamamen omega-3 yağ asiti ile beslenmenin, otoimmünite riskini balık yağıyla beslenenlere oranla daha fazla azaltması çalışmayı yürütenler için de sürpriz bir sonuç olarak değerlendirilmiş.

Uzmanlar bu sonuçların mekanizmasını çözme umuduyla çalışmalarına devam etmekteler.

İnhale (ağızdan nefesle çekilen) İnsülin Exubera’nın Yapımı Durduruldu

Diyabet tedavisi için geliştirilen ağızdan nefesle çekilen insülin Exubera’nın satışı durduruldu. Exubera’nın üretici firması Pfizer ilacın doktor ve hastalar tarafından yeterli ilgi görmediği ve satışının düşük oranda kaldığını, bu nedenle ilaçtan kazanç sağlayamadıklarını ifade ettiler. Ayrıca Exubera’yı geliştirmek üzere yapılan çalışmalardan da vazgeçildi.

Bilim adamları insülin bulmacasının can alıcı kısmını çözdü

Avustralya’nın Galvan Tıbbi Araştırma Enstitüsü önemli bulgular ışığında tip 2 diyabet tedavisinin geliştirilmesi için bir adım daha attılar.

Dünya çapında 200 milyondan fazla insan diyabetin yol açtığı bedensel sorunlar ve azalmış yaşam beklentisinden dolayı bu hastalıktan muzdariptir. Tip 2 diyabet hastaları pankreasta üretilen ve kaslarımız için enerji kaynağı olan şekeri kana geçiren bir hormon olan insülini yeterince üretemezler. Şu an geçerli olan tedaviler ya vücudumuzu daha fazla insülin üretmeye zorlar, ya vücudumuzda var olan insülinin daha iyi kullanılmasını sağlar, ya da insülinin etkilerini taklit eder. Fakat bu tedavilerin hiçbiri insülin üretiminin neden yetersizleştiğinin sebeplerini söylemez.

Doçent Doktor Trevor Biden ve Doktor Carsten Schmitz-Peiffer başkanlığındaki Ganvan’ın Diyabet Araştırma Ünitesi takımı diyabet sürecinde aktif olan ve insülinin yararlanımını engelleyen PKCepsilon (PKCe) adında bir enzim buldular. Dr Biden ‘‘PKCe’ye baktığımızda, diyabetin altta yatan önemli sebeplerinden birini açığa çıkaran bir biyolojik hedef bulduğumuza inanıyoruz’’ der. ‘’Bir sonraki adımımız PKCe’yi engelleyip pankreasın insülin üreten hücrelerinin işini yapmasına izin veren bir ilaç üretmek.’’

‘‘Şu an geçerli olan tedaviler vücudumuzu daha fazla insülin üretmeye zorlamasına rağmen PKCe’yi engelleyecek bir ilaç yoktur. Böyle bir ilaç diyabet hastalarının pankreasını etkileyip onun en gereken zaman olan kan şekerinin yükseldiği yemeklerden sonra insülin üretmesini sağlayacaktır. Başka bir deyişle bizler vücudun normal fonksiyonlarını düzenliyoruz.’’

Dr Biden ve Schmitz-Peiffer yıllar boyunca vücuttaki yağ fazlalığı ve tip 2 diyabet arasındaki ilişkiyi araştırdılar. Yağ bileşikleri vücudumuzda etkisiz bir madde olmadığı gibi, insülin üretim ve kullanım yollarını birtakım karmaşık değişimlere uğraşan bileşikler içerir. Özellikle yağ bileşikleri kas hücrelerinin insüline olan yanıtını azaltır, insülin direnci adıyla da bilinen duruma yol açar. Çoğumuz bu durumla daha fazla insülin üreterek başa çıkarız, fakat diyabet hastaları bunu yapamaz. Bu durumun muhtemel nedeni yağ bileşiklerinin, pankreasın şekere duyarlı, insülin üreten (ß) hücrelerini engellemesidir.

Dr Schmitz-Peiffer demiştir ki: ‘‘Son araştırmamızda bizi şaşırtan sonuçlardan biri PKCe’nin vücuttan uzaklaştırılmasının pankreasın insülin üretme kapasitesini tekrar normale döndürmesidir. Genetik olarak PKCe bulundurmayan fareler yüksek yağ içeren besinlerle beslendikten sonra şişmanlamış ve insülin direnci geliştirmiştir fakat diyabet geliştirmek yerine daha fazla insülin salgılayarak bu durumla mücadele etmişlerdir.’’

Şu an piyasada bulunan pankresın ß hücrelerini gereğinden fazla uyaran ve buna bağlı olark insülinin etkisini azaltabilen ilaçlara oranla bu yeni ilaç insülin üretiminin ince ayarını yapabildiğinden diğer ilaçlara üstünlük sağlar.

‘’Diyabet araştırmaları arasında bu buluş çığır açıcı niteliktedir. Bu durum bir yapbozda resmi daha da netleştirecek olan en can alıcı parçanın yerine konulması gibidir.’’

Eski E-Bültenler

- E-Bülten 2 (Ekim 2007)
- E-Bülten 1 (Haziran 2007)
Bu site Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Endokrinoloji Ünitesi tarafından hazırlanmaktadır.
e_bülten eğitim HÜ Eğitim Dizisi