| | | | |
 

 

ULUSLARARASI DİYABET SİTELERİ

- ADA
- IDF
- Diabetes Mall
- Children with DIABETES
- Insulin Pumpers
- Food and Nutrition Data
- Insulin Pump Therapy
- About Insulin Pump Therapy
- Pump Girls
- www.pump-planet.com
- Çocuk Endokrin ve Diyabet Derneği
 


 


 


 
 
10.04.2008 tarihinden itibaren ziyaretçi sayısı:

DİYABET EĞİTİMİ

DİYABET BÜLTENİ

HACETTEPE
EĞİTİM DİZİSİ

e-bulten

e_bulten

e-bulten


E-BÜLTEN 8

Tahıllı gıdalar sizi rahatsız ediyorsa Çölyak hastalığınız olabilir

Doktora gider gelirsiniz, bir neden ararsınız ama bir türlü sizi rahatsız eden şeyi bulamazsınız. Halbuki belki de sizi rahatsız eden şey mutfağınızda, belki ekmek kutunuzda, sofranızda belki de çantanızdadır.
Buğday ve diğer tahıl ürünlerinde gluten isimli bir protein bulunur. Eğer çölyak hastalığınız varsa ve bunu bilmiyorsanız yediğiniz gıdalarda sürekli gluten adlı proteini alıyorsunuz demektir. Bu proteine vücudunuzun verdiği reaksiyon sonucu ince barsak mukozanızda hasar meydana gelir ve gıdalar yeterince emilemez. Bu durum çölyak hastalarında problemlerin ana kaynağını oluşturur. Ne yazık ki, çölyak hastalarının önemli bir kısmı uzun süre tanı konulamadan bu hastalık ve onun verdiği rahatsızlıklarla yaşarlar.
Bu hastalık birçok soruna neden olabiliyor. Hastalığın başlangıcı çocuk veya erişkin çağda olabiliyor. Şikayetler düzelip tekrarlayabiliyor. En iyi bilinen belirtisi ishal. Ancak ishal de her zaman bulunmayabiliyor. Hastalık bol miktarda, kötü kokulu ve köpüklü dışkılamaya neden oluyor. Diğer belirtileri;

  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Çocuklarda büyüme geriliği
  • Huzursuzluk (bazen çocuklar sadece bu belirtiyle gelebilirler)
  • Yorgunluk, bitkinlik
  • Depresyon
  • Kansızlık
  • Deri döküntüleri
  • Diyabetlilerde  açıklanamayan hipoglisemiler

 

Ayrıca Tip 1 diyabet ile çölyak hastalığı arasında ilişki saptanmıştır. Hemen her 20 diyabetli hastanın birine çölyak hastalığı da eşlik eder. Çölyak hastalığının toplumda genel görülme sıklığı 250 kişide bir veya daha yüksek oranda olabilmektedir.
Eğer çölyak hastalığınız olduğunuzu düşünüyorsanız bu ihtimali doktorunuzla paylaşın. Yapılacak kan tahlilleri ve en önemlisi ince barsak biyopsisi ile hastlığınızın tanısı konulabilir. Çocuklarda ishal yapan başka hastalıklar Çölyak hastalığı ile karışabilir. Bunlar;

  • Laktoz intoleransı
  • Diyabetik gastroparezi
  • İrritable kolon sendromu
  • Crohn hastalığı
  • Stres
  • Virüs enfeksiyonları
  • Parazitler

Ne yapmalısınız?
Glutensiz diyet: Şikayetleriniz çölyak hastalığı için tipik olmayabilir. Doktorunuz bu hastalığa aşina olmayabilir. Ya da uzman bir doktora gidemeyebilirsiniz. Bu durumda kendiniz karar verip gluten içeren tahıllı gıdaları diyetinizden çıkararak şikayetlerinizi azaltabilirsiniz. Böylece hastalığın tedavisini başlatmış olabilir, aynı zamanda teşhis için yeni bir kanıt elde edebilirsiniz. Fakat bu zor bir şeydir aslında. Çünkü yediğimiz yiyeceklerin çoğu gluten içermektedir. Dolayısıyla damak tadınızı tamamen değiştirme fikri ve uygulaması size zor gelebilir. Ayrıca gluteni azaltmak çözüm değil. Diyetiniz yüzde yüz glutensiz olmak zoundadır. Kaçamak da yapamazsınız. Çünkü bir öğün yemekte alacağınız glutenin barsaklarınıza vereceği hasar uzun süre yaşamınızı etkileyebilir. Bir öğünde alacağınız glutenin vereceği zarar bir öğünlük değil daha uzun bir süre, gluten vücudunuzdan tamamen uzaklaşana kadar şikayetlere neden olacaktır. Özenle 5 gün diyet yapıp bir öğünlük kaçamak yapayım derseniz bu hemen barsaklarınıza zarar verebilir.
Gıdalarda bulunan gizli gluten de önemli bir sorun teşkil eder. Çok iyi diyet yaptığınızı zannedip bu gizli glutene maruz kalabilirsiniz. İki hafta sıkı bir glutensiz diyete rağmen şikayetleriniz geçmezse acaba çölyak değil miyim? diye düşünüp diyetinizi tamamen bozmayın. Çünkü bunun nedeni gıdalardaki gizli gluten olabilir. Bu ayrıntıyı gözden kaçırırsanız aylarca şikayetleriniz devam edebilir. Tanı bile almadan dolaşabilirsiniz.
Bazı ilaçların yapısında da gluten bulunur. Bu nedenle eczacınızla görüşerek, ilaç üreticisini arayarak bu durumu sorgulayın. Ancak, gluten içeriyorsa bile doktorunuza haber vermeden ilacı kesmeyin. Onu arayıp ne yapmanız gerektiğini sorun.
Diyabetlilerde glutensiz diyete uymak daha zordur. Çünkü bu durum onları bir sürü karbonhidrat kaynağından mahrum bırakır. Bu da kan şekeri düzeylerini etkileyecektir. Bu nedenle diyabetlilerde kesin bir tanıya daha çok ihtiyaç vardır. Diyete uymak için birden çok nedenleri de olduğundan gerekli değişiklikleri yapmak için profesyonel desteğe ihtiyaçları vardır.

Çölyak hastalarına öneriler
19. yüzyıl: Bu yüzyılda yaşayan çölyak hastalarının glutensiz diyete uymaları için yapmaları gereken tek şey, paket gıdaları tüketmemek, restoranlara gitmemek, sadece kendi evlerinde pişen yemekleri yemekti. Yumurta, meyve-sebzeler, et, balık ve pirinç gibi doğal, glutensiz gıdaları pişirip yemeleri yetiyordu. Bu dönemlerde glutensiz diyetin en ideal yolu hastaların kendi evlerinde pişirilen, dışardan glutenli gıdaların karışma riskini ortadan kaldıran yemekleri yemekti.
20.yüzyıl: Eğer paket gıdaları yemeden olmaz diyorsanız, o dönemde yapılacak en iyi şey paket içeriklerini dikkatli bir şekilde okumaktı. Ancak ne yazık ki çoğu zaman içindekiler listesinde tahıl içeriğine rastlanıyordu. Ayrıca tatlandırıcılar, renklendiriciler ve önemli bir kısım katkı maddeleri gluten içerdiğinden gizli glutene maruziyet kaçınılmaz olabiliyordu. Paketlenmiş gıdaların bir kısmında ise paketin bir parçası olan katkı maddelerinin içinde gluten bulunmasına rağmen içindekiler kısmına bile yazılmayabiliyordu. Böylece uzayan yasaklı veya serbest gıda listesi için bir kitap edinebilirdiniz. Ya da internette arama motorlarına anahtar kelimeleri girip baktığınızda tahmin ettiğinizden çok daha fazla gıdanın sürpriz bir şekilde yasaklılar listesine girdiğini görüp en sağlıklı glutensiz diyet için 19. yüzyıldaki metodları (yemeği evde pişirip yemeyi) seçmeniz gerekebiliyordu.
21.Yüzyıl: Günümüz dünyasında gıda endüstrisindeki gelişmeler glutensiz diyet kullanan hastalara önemli kolaylıklar sağlamaktadır. Bu hastalar için hazırlanmış paket gıdalar ve ekmek, pasta gibi yiyecekler en azından diyet ürünlerine ulaşmayı kolaylaştırmaktadır. Ayrıca hastaların damak tadına uygun beslenme şansı sağlayarak diyet uyumunu arttırmaktadır. Günümüzde glutensiz diyet yapan hastalar için en önemli sıkıntı ekmekte görülmektedir. Çünkü gluten ekmeğe şekil veren elastik karakterde bir proteindir. Glutensiz ekmekler yoğun ve katıdır. Ekmeği seven hastalara bu konuda diyetin ilk birkaç haftasında hiç ekmek yememeleri önerilmektedir. Ondan sonra ekmek yemeğe glutensiz diyetle başlandığında ekmeğin tadındaki farklılık belirgin olarak hissedilmeyecektir.
Genel öneriler
Çölyak hastalarında barsak mukozasının harabiyetine bağlı laktoz intoleransı da olacağından bu hastalara aynı zamanda düşük laktozlu diyet de önerilmektedir.
Çölyak hastalığı olan diyabetliler glutensiz diyete geçtikten sonra ilk başlarda sabit karbohidrat ve sabit yiyeceklerle beslenmelidirler. Böylece yeni gıdaların kan şekerleri üzerine ne gibi bir etkisi olduğunu saptamak doha kolay olur. Ayrıca diyabetliler ve aileleri karbonhidrat sayımı eğitimlerini glutensiz gıdalarla yeniden gözden geçirmelidirler.
Diyetin etkisi ne zaman farkedilir?
Bazı hastalar birkaç günlük glutensiz diyetten sonra bile kendini iyi hisseder. Ancak genellikle 2 ile 4 haftalık sıkı glutensiz diyet sonrası çölyak ile ilgili şikayetler tama yakın kaybolur. Yine de bu durumda hemen ben çölyak hastası mıyım diye kontrol etmek için bol miktarda tahıllı yiyecek yenmemelidir. Kendinizi iyi hissetmeye başlayınca hemen doktorunuza haber verin. Çünkü glutensiz diyetten fayda görmeniz çölyak hastası olma ihtimalinizi gösterir. Dolayısıyla hemen bir gastroenteroloji uzmanına başvurun. Bu dönemde yaptığınız diyet nedeniyle tanısal testler negatif olabilir. Gecikirseniz ince barsak mukozanız da iyileşecek ve alınan biyopsi de sonuç vermeyecektir.  Dolayısıyla doktorunuza bu durumdan ve glutensiz diyet yaptığınızdan bahsetmekte gecikmeyin.

 

Kök hücreleri olmadan Beta hücrelerini ikmal eden yeni bir tedavi

Bir ilaç firması tip 1 ve tip 2 diyabetin korunması, iyileştirilmesi veya düzeltilmesi için yeni tedavi metodları üzerinde çalışmaktadır. Bu firma İnsan adacık hücre öncül proteini üzerine etkili dönüm noktası olabilecek bir ilaç geliştirmeyi başardığını bildirdi.
CureDM denen ilaç hücre öncül proteinini stabilize ederek biyoyararlanımını arttırıyor. Böylece daha önceki formlarına oranla 100 kat daha düşük dozda etkilidir. Hücre öncül proteini 14 aminoasidden oluşan özel bir insan geni tarafından oluşturulan bir insan proteinidir. Bu protein insan pankreas adacık hücrelerinin imarından sorumludur. Bu hücreler insülin salgısı yapan, diyabete karşı koruyucu görevi yapan hücrelerdir.
Şu anda hücre öncül proteini üzerinde yapılan değerlendirmeler onun ticari amaçlı kullanımını sağlamaya yöneliktir. Burada sadece maliyatini düşürmek için değil üretim ve ticarileştirme kadar insanlarda daha güvenli ve tolere edilebilir hale getirilmesi amaçlanmaktadır. CureDM FDA tarafından onaylanması ve 2009 yılında insan deneklerde kullanım için kabul görmesi umulmaktadır.
Daha düşük dozlar için neler yapılabileceği de ileri çalışmaların ana konusu olacaktır. Önceki çalışmalar hücre öncül proteininin stabilizasyonu ile bu proteinin etkinliğinin azalmadığı doğrulamış. Kan şekeri düzeylerinin  tedavinin 25. gününde normal düzeyine ulaştığı ve tedavi kesildiğinde de normal kaldığı gösterilmiştir.
Hücre öncül proteini pankreas öncül hücrelerinin farklılaşmasını ve insülin salgılayan yeni adacık hücrelerine dönüşmesini uyarıyor. Bu hücreler erişkin pankreasta bulunur. Her yeni adacık beta hücre havuzu içerir ve insülin yapımını sağlar. Bu hücrelerin kullanılması insan pankreas fonksiyonlarının kök hücreler olmadan tamirini sağlayacaktır.
CureDM ilacının yaklaşımı olan adacık yeniden oluşumuna yönelik veriler potansiyel olarak bu ilacın tip 1 ve tip 2 diyabetin geri dönşümünü sağlamaya yöneliktir. Tip 1 diyabetlilerde HIP kullanarak yeni oluşacak adacık hücrelerinin immün etkilenmesini önlemek için önceden bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanmak gerekir.

Yaz sıcakları ve yemekler

Yazın hava ısındığında en son tercih edilecek şey oturduğu yerden sıcak bir yemek beklemektir. Yazın genellikle taze ve kolay pişirilebilir veya soğuk yenilen sebze yemekleri tercih edilir.

Serbest gıdalar
Serbest gıda deyince diyabetliler için 20 kaloriden az enerji, 5 gram ve altında karbonhidrat içeren yiyecekler anlaşılır. Kilo vermeye çalışan veya diyabette kan şekerini ayarlamak için  sayıma dahil edilmeyen gıdalar herkesin sevdiği gıdalardır. Burada anahtar nokta porsiyon miktardır. Serbest gıdaları günde 3 porsiyona kadar  yediğinizde sayım yapmanıza gerek yoktur. Ancak günde toplam 3 porsiyondan fazla yiyecekseniz veya bir öğünde 3 porsiyon serbest besin yiyecekseniz sayım yapmanız gereklidir.
Serbest yemek örnekleri:

  • Bir kesme şeker
  • 1 adet havuç
  • 15 gr beyaz peynir
  • 10 adet balık kraker
  • Yeşil salatalar sayılmaz istediğiniz kadar yiyebilirsiniz.

 

Diyabetli bir yakınınıza yardımcı olmanın ipuçları

Eğer yakınınızda diyabetli birileri varsa ona yardım etmek istersiniz. Ailenizde veya çevrenizdeki diyabetli olan bireyler için en iyisini istersiniz. Onların sağlıklı olmasını dolayısıyla, doğru beslenmesini, aktivitelerde bulunmasını, insulinlerini kullanmasını, kan şekerlerini düzenli olarak izlemesini istersiniz. Sevdiklerinize doğru şeyler yapması için onun kusurlarını araştırmadan yardım etmelisiniz. Bu zor birşey değil. Aşağıdaki ipuçları size bu konuda yardımcı olacaktır.
Diyabet hastalığını öğrenin. Bu hastalıktaki tedavi seçenekleri günden güne iyileşmektedir. Hastalığı ve nasıl tedavi edileceğini iyi bilirseniz ona yardım etmeniz kolaylaşır. Bunun için diyabetle ilgili kitap ve dergileri okuyabilir, internette diyabetle ilgili web sitelerinden faydalanabilirsiniz
1)Yardımcı olmak istediğiniz diyabetlinin diyabeti ile ilgili gerekli bilgileri edinin. Çünkü diyabet hastalığı kişiden kişiye değişebilmektedir. Kimisi insülin, kimi şeker düşürücü ilaçlar, kimisi her ikisini kullanır. Bazıları ise hiç ilaç almadan diyetle kan şekerini kontrol altında tutabilir. Bu durum diyabetlinin kendine özgü diyet, fizik aktivite ve kan şekeri takip sistemi oluşturmasını gerektirir. Ayrıca bazılarında diyabetin komplikasyonu olarak başka hastalıklar da görülebilir. Diyabetli olmak kimilerinde diğerlerine göre daha çok strese neden olur. Yardım etmek istediğiniz diyabetli çocuğunuz veya yakınınızın bu durumdan ne kadar etkilendiğini öğrenin. Bunları bilmek ona yardımcı olma şansınızı arttırır.
Çocuğunuzun sizden gerçekten ne beklediğini keşfedin. Bunun için ona aşağıdaki soruları sorun;

  • Diyabet ile yaşamanda seni en çok zorlayan şey ne?
  • Ne yaparsam sana yardım etmiş olurum?
  • Ne yaparsam işini zorlaştırmış olurum?
  • Yapabileceğim halde şu anda yapmadığım şeyler nelerdir?

Çocuğunuza yardımcı olmak için ona önerilerde bulunun. Önerdiklerinize kendiniz de uyun. Mesela evde kızartma, yağlı yemek gibi herkes için zararlı, diyabetlinin şeker kontrolünü zorlaştıran yemekleri siz de yemeyin. Sağlıklı beslenmeye özen gösterin.
Ona neler hissettiğinizi anlatın. Siz diyabetli olmasanız da çocuğunuz veya evde bir yakınınız diyabetli ise diyabeti onunla yaşamak durumunda kalırsınız zaten. Onunla birlikte diyabetinin haytaınızı nasıl etkilediğini neler hissetiğinizi, sizi ne gibi kısıtlamalarla karşı karşıya bıraktığını konuşun. Bu sıkıntıları birlikte yenmek için neler yapmanız gerektiğine birlikte, konuşarak karar verin
Aslında diyabetli bir yakınınız veya çocuğunuza yardım edecek çok seçeneğiniz vardır. En azından onu sıkıntılı gördüğünüzde ona destek olun. Sıkıntısını gidermeye çalışın. Sürekli üzüntülü, içine kapandığını hissederseniz bu onda depresyon belirtisi olabilir. Çünkü diyabetli insanlar daha kolay depresyona girer. Diyabetlilerde depresyon sadece sıkıntılı bir ruh hali olarak kalmaz. Onun diyaebet kontrolünü de bozar. Bu durumda doktoruyla haberleşin. Ona profesyonel yardım alması için yardımcı olun. Çünkü depresyonun ilaçla ve psikoterapi ile tedavisi zor değildir. Sonuç olarak depresyonda olduğuna inandığınız çocuğunuz veya yakı- nınız için yapabileceğiniz herşeyi yapın. Çünkü buna değer.
Haydi şimdi! Bu yazıyı okuduktan sonra çocuğunuz veya yakınınız için neler yapabileceğinizi düşünmeye başlayın. Ve bir yerden icraata geçin. Haydi şimdi......!

 

HbA1c sonucuna göre ortalama kan şekeri hesaplanabiliyor

Şeker hastaları için 3 ayda bir ölçülen HbA1c değeri ile 3 aylık kan şekeri ortalaması tahmin edilebilecek. Bu diyabetlilerin eğitimini kolaylaştıracaktır. Şimdi daha doğru sonuç veren formüller kullanılıyor. Diabetes Care dergisinde yayınlanan bir çalışmada son 3 ay içindeki ortalama kan şekeri değeri ile HbA1c arasında matematiksel bir ilişkinin olduğu bundan faydalanılarak diyabetlinin son 3 ay içerisindeki ortalama kan şekerinin (OKŞ) tahmin edilebileceği ıspatlanmıştır.
HbA1c  25 yıldan fazla zamandır diyabetliler için kan şekeri düzeyleri ile ilgili bilgi veren en önemli laboratuvar tetkiki olmuştur. Diyabetlinin izleminde hedef HbA1c’yi belli aralıklarda tutmak olagelmiştir. Yukarıda bahsedilen çalışmanın yürütücülerinden David M. Nathan  buldukları yeni formül ile HbA1c’nin ortalama kan şekeri düzeyi için oldukça güvenilir bir göstergeye dönüştürülebildiğini belirtmektedir. Her ne kadar ortalama kan şekeri HbA1c yerini alacak bir parametre olmasa da klinisyenler önümüzdeki süreçte HbA1c ve OKŞ sonuçlarını birlikte alacak ve diyabet takibini hangisine göre yapacaklarına kendileri karar verecektir.
Yapılan geniş hasta kitlelerini kapsayan çalışmlarda HbA1c ile OKŞ arasında doğrusal bir ilişki olduğu ve bu ilişkiyi etkileyen önemli dış faktörlerin olmadığı gösterilmiştir.
Şu anda Amerikan Diyabet Derneği (ADA), Avrupa Diyabet Çalışma Grubu (EASD) ve Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) bu yeni terminolojinin öğrenilmesi ve yaygın olarak kullanımı amacıyla hastaları ve doktorları eğitmek için ortak hareket etme kararı vermişlerdir. Bunun için ADA’nın www.diabetes.org adlı internet sitesinde yayınlanan bir formül diyabet takibi yapan doktorların kullanması için yayınlanmıştır. Buradaki formülde HbA1c değerleri ilgili yerlere yerleştirilerek OKŞ hesaplanabiliyor. Bunun karşılığında küçük miktarda bir ödeme istenmektedir.
Formül : OKŞ=(28.7x HbA1c)-46.7 şeklinde özetlenmektedir.
Bu formülden yola çıkılarak bulunan OKŞ değerleri klasik metotla hesaplananlara göre farklı çıkmaktadır.

 

HbA1c                 OKŞ(eski) (mg/dl)                OKŞ(yeni) (mg/dl)
%5..............................    100                                          97
%6..............................    135                                         126
%7..............................    170                                         154
%8..............................    205                                         183
%9.............................     240                                         212
%10...........................     275                                         240
%11............................    310                                         269
%12............................    345                                         298

 

 

 

Diyabet hakkında bilmeniz gereken temel bilgiler nelerdir?

  • Diyabetin ABC’sini öğrenin

A: (A1c): Üç aylık kan şekeri izleminiz hakkında fikir verir. Glikolize hemoglobinin (HbA1C) kısaltılmışıdır. Üç ayda bir ya da yılda en az 2 kez ölçtürün.
B: (blood pressure= kan basıncı): Yüksek kan basıncı, gözlerinize, böbreklerinize ve kalbinize zarar verir. Her muayenede kan basıncınızı ölçtürün
C: (cholesterol=kolesterol): Kötü kolesterol (LDL) yüksekliği kalp-damar hastalıkları riskini arttırır. Yılda en az bir kez ölçtürmelisiniz.
2) Dişlerinizi fırçalayın: Diğer enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi dişeti enfeksiyonları da diyabet kontrolünü güçleştirir. Araştırmalar diş ve dişeti bakımının sadece ağız ve diş sağlığının değil tüm vücut sağlığı açısından önemli olduğunu göstermiştir. Ayrıca diyabetli bireylerin diyabetli olmayanlara göre diş ve dişeti hastalıklarına yakalanma sıklığı 2 ile 5 kat artmış olduğu tahmin edilmektedir. Bunun sebebi diyabetlilerin enfeksiyonlara duyarlı olmasıdır. Kötü kontrollü diyabeti olanlarda bu risk daha fazladır.

Bu site Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Endokrinoloji Ünitesi tarafından hazırlanmaktadır.
e_bülten eğitim HÜ Eğitim Dizisi